Uzm.Dr.

Ayça Kaya

Endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları, İç hastalıkları

Randevu Hattı: 0850 333 0 344

Ayça Kaya ile yapmış olduğumuz röportaj: Merhabalar Hocam, öncelikle sizi ağırladığımız için memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isteriz. Nasılsınız, iyi misiniz? İyiyim, çok teşekkür ederi... daha fazla

Randevu al

Hizmetler

daha fazla

Hakkımda

Hakkımda

Ayça Kaya ile yapmış olduğumuz röportaj:
Merhabalar Hocam, öncelikle sizi ağırladığımız için memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isteriz. Nasılsınız, iyi misiniz?
İyiyim, çok teşekkür ederim. Umarım siz ve bu röportajı okuyan herkes de iyidir.
Bize kendinizden bahseder misiniz?
Bizim ailede doktorluk aile mesleğidir. Üç tane amcam doktordu. Ailede onların her zaman ayrı bir yeri vardı. Çocukken onlara çok özenirdim. Beyaz önlükleri ile hastanede hastaları muayene edişleri, insanlara şifa dağıtmaları beni çok etkilerdi. Her ne kadar onlar tıbbiyenin çok uzun ve meşakkatli bir eğitimi olduğunu söyleseler de, rahmetli babamın da bu mesleği seçmem konusunda beni yüreklendirmesi ile bu özel ve kutsal mesleğin eğitimini almak üzere 1992 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne başladım. Tıp Fakültesi'ni çok severek okudum. Okulu bitirdikten sonra İç Hastalıkları ihtisası yaptım. Evliyim, iki çocuğum var.
Vaktinizi oldukça iyi değerlendirmişsiniz. Peki hocam size göre hekimlik nedir? Neden hekim olmayı seçtiniz?
Bence hekimlik, bir insanın yaşamına, ruhuna, yaralarına dokunabilmek demek. O insanın iyiliği için elinden gelen her şeyi sonuna kadar yapabilmek demek. İnsanın her türlü yarasını sarabilmek demek. İnsanı sadece madde olarak değil, mana olarak da kavrayabilmek demek. Ben hastalarımı asla parça olarak görmem hep bütün olarak değerlendiririm. Mesela midem ağrıyor diye gelen bir hastamı muayene edip, "git bir endoskopi yaptır gel reçeteni yazayım" demem. O hastanın midesinin ağrımasına neden olabilecek her türlü parametreyi değerlendiririm. Yaşamında onu zorlayan faktörlerden tutun stres kaynaklarını üzerine ekleyin yediği içtiği yemeklerden tutun da uyku saatlerine kadar dikkat ederim, olası metabolik rahatsızlıkları da göz önünde tutarak yarasını sarmaya çalışırım. Evet belki sonunda yine endoskopiyi isterim yine reçetesini yazarım ama ruhunu onarabilmesi yaşam tarzını düzenleyebilmesi için de hastaya yol göstermeye çalışırım. Yani hangi hastalık olursa olsun hep kişiyi değerlendiririm ve bu doğrultuda çareler üretmeye çalışırım. Her hastamı sanki benim kardeşim gibi görürüm. Elimden gelen her şeyi onun için sonsuz, sınırsız yapmaya çalışırım.
Yoğun olmanıza rağmen işinizden memnunsunuz. Peki bu uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?
Türkiye’de tıbbı bitirdikten sonra istediğiniz ihtisası hemen yapamıyorsunuz, önce TUS sınavı denilen Tıpta Uzmanlık Sınavı'na girmeniz gerekiyor. Bu sınav oldukça zor bir sınav aslında. Bu sınavda aldığınız puana göre tercih ettiğiniz bölüme giriyorsunuz. Ben üniversitede okurken dahili bilimlerde çok başarılıydım. Dahiliye ve Pediatri stajlarında amfide dereceye girmiştim. İnsanların şikayetlerini dinleyerek nasıl bir rahatsızlıkları olduğunu çözmek ve onları tedavi etmek matematik gibi geliyordu. Üstüne üstlük son sınıfta mecburen hoca ile birlikte tek başına girmek zorunda kaldığım bir böbrek nakli ameliyatında bayılınca, cerrahinin bana hiç uygun olmadığını düşündüm. Geriye ya çocuk doktoru olacaktım ya da dahiliye, bu aşamada amcalarımdan biri dahiliyenin bana daha uygun bir bölüm olduğunu söyleyince, TUS sınavında ilk girişimde İç Hastalıkları ihtisasını kazandım. İç Hastalıkları ihtisasını yaparken, bir çok metabolik hastalığın obezite ile ilgili olduğunu biliyorduk, ancak obezite tedavisi yapmaktansa tek tek hastalıkları tedavi etmeye çalışıyorduk. Örneğin; hasta şişman, şeker hastası, tansiyon hastası, kan yağları yüksek, kalp hastalığı var, karaciğeri yağlı. Biz obeziteyi tedavi etmektense direkt hastanın kalbini, şekerini ,karaciğerini tedavi ediyorduk. İşte bu noktada aslında obezitenin tedavisinin bu hastalıkların hepsinin hem gidişatını yavaşlatacağını hem de hastanın hayat kalitesini son derece yükseltebileceğini düşenerek obezite tedavisi konusunda bir klinik çalışma planladım. 2 yıl süren bu çalışma çok başarılı oldu ve dünyada ilk defa şişmanlık tedavisinde çoklu ilaç kullanımın tekli ilaç kullanımına üstün olmadığını gösterdim. Bu çalışmayı İtalya’da 5. Avrupa Endokrinoloji Kongresi'nde sundum ve daha sonra bir çok uluslararası bilimsel dergide bu çalışma yayımlandı. Bu çalışma ile benim kariyerim şekillendi. Önce Özel İstanbul Cerrahi Hastanesi'nde Sağlıklı Zayıflama Merkezi'ni kurdum. Yine aynı hastanede kişiye özel sağlık risk analizlerini yapmaya başladım. 2 yıl bu hastanede çalıştıktan sonra ulaşım zorluğu nedeni ile özel hastaneden muayenehaneye geçtim. Şu anda Bağdat Caddesi'nde kendi muayenehanemde Kişiye Özel Sağlıklı Yaşam Rehberliği konusunda çalışmaktayım.
Sizce hekim olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir? Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?
Hekim olmak için öncelikle bu mesleği çok istemek ve sevmek gerekiyor. Sonsuz bilgiye sahip olabilmek için sürekli okumak gerekiyor. Empati yeteneğinin çok güçlü olmasının yanı sıra sürekli olarak çok dikkatli olmak gerekiyor. Üniversiteye ilk başladığımızda hocalarımızdan biri "Çocuklar siz doktor olacaksınız. Bu meslekte "afedersiniz" deme şansınız yok! Yaptığınız küçük bir hata bir insanın bir uzuv kaybı, bir organ kaybı ve hatta hayat kaybına neden olabilir. O nedenle çok çok çalışacaksınız ve çok çok dikkatli olacaksınız" demişti. Meslek aslında çok zor bir meslek. Eğitimi çok uzun ve çok meşakkatli. Bununla birlikte mecburi hizmetleri, gece nöbetleri, çok uzun çalışma saatleri ve bin bir türlü insanla karşılaşma olasılığı... İyi niyetle söylediğiniz bir cümleyi, yanlış anlayan hasta yakınları tarafından bu ülkede dövülen, öldürülen hekimler var ne yazık ki. Sevilmeden yapılacak iş değil aslında.
Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?
Aslında binlerce iyi anım ve binlerce canımın yandığı anım vardır. Ama size bir vakamı anlatayım. Acilde çalıştığım asistanlık zamanlarımdı. Gece saat 2 civarında 50’li yaşlarda ateş yüksekliği nedeni ile bir bay hasta geldi. Son bir haftadır olan bir ateş yakınması vardı. Bir kaç kere hasta doktora götürülmüştü ve antibiyotik ve ateş düşürücü tedaviye rağmen ateşi düşmemişti. Hasta o gece 3 kere farklı hastanelerin aciline başvurmuştu. En son bize gelmişti. Ben hastaya daha önce bildiği bir hastalığı olup olmadığını sorduğumda bilinen hiç bir hastalığının olmadığını öğrendim. Hastayı muayene ederken kalbinde çok ciddi bir üfürüm duydum. Sanki ileri derecede kalp yetmezliği kalbi gibiydi muayenesi. Hastadan akciğer filmi ve acil şartlarda kan sayımını tekrar ettirdim. Çok ilginç olarak akciğer filminde kalpte bir büyüme veya kalp yetmezliği bulgusu yoktu. O anda hastada kalp iltihaplanması olabileceğini düşünerek hemen kliniğe yatırdım ve gerekli tedavisine başladım. Bu arada birden hastanın kalbinden beynine ve gözüne emboli oldu. Hastanın bir gözünü kaybettik. Yaklaşık 20 günde hastayı toparladık. Sonrasında enfeksiyon nedeni ile tamamen deforme olan kalp kapağını değiştirmek için, kalp damar cerrahisine kendi ellerimle götürüp hastayı teslim ettiğimi hatırlıyorum. O hastanın, o anda tanısını koyamamış olsaydım muhtemelen ertesi güne hayatını kaybedecekti. Aradan yıllar geçti, belki 6 yıl sonraydı, ben başka bir hastanede çalışmaya başlamıştım. Bir gün sekreterim geldi ve randevusu olmayan bir beyefendinin beni görmek istediğini söyledi. Ben de ayağa kalktım dışarı çıktım, bir anda hastayı tanıyamadım ama hasta birden ellerime sarıldı ve ağlamaya başladı "Kızım, önce Allah sonra sen. Allah senden bin kere razı olsun. Hakkını helal et demek için geldim" dediğinde ben de gözyaşlarımı tutamamıştım.
Bize alanınızda yaptığınız çalışmalardan biraz söz eder misiniz?
Ben şu anda aslında koruyucu hekimlik yapıyorum. Yani hastalık ortaya çıkmadan kişinin risklerini belirleyip, muhtemel hastalıklar açısından korunma yöntemlerini planlayarak kişinin tıbbi takibini yapıyorum. Bana genelde hastalar kilo problemi ile geliyor. Bense hastanın kilo almasına neden olabilecek bir metabolik hastalığı var mı?, kilonun neden olduğu farkedilmemiş bir hastalık var mı? Öncelikle bunların araştırmasını yapıyorum. Daha sonra kişinin genetik yükünü, yeme yapısını ve yeme davranışını belirliyorum ve hastaları ekibimle (beslenme uzmanı, psikolog ve spor hocası ) birlikte eğitmeye başlıyorum. Hastaları diyet psikolojisinden kurtararak hiç bir şeyin yasak olmadığı ve rejimin asla bozulmadığı bir sistemi öğretiyorum. Kişiye kilo vermeyi ve bir daha kilo almamayı öğretiyorum. Yani birlikte kalıcı zayıflamayı başarıyoruz. Günümüzde en sık rastlanan hastalıklar; kalp-damar, tansiyon, diyabet, kanser gibi hastalıklardır. Bunların nedenlerini incelediğinizde de ortaya obezitenin çıktığını görürsünüz. Günümüzde %10’luk bir kilo kaybı ile tüm hastalıklara bağlı ölme riski nerede ise %50 oranında azalıyor. Yani hastalığı tedavi etmeye çalışırken asıl altta yatan nedeni çözümlemeyi unutmamak gerekiyor. Bu doğrultuda kişiye sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolünü öğrettiğimizde tüm bu metabolik hastalıklardan da dolayısı ile korumuş oluyoruz.
Gördüğümüz kadarıyla yoğun bir doktorsunuz, tedavi için başka şehirlerden gelen hastalarınız oluyor mu? Şayet oluyor ise, bu hastaların tedavilerini ve sonrasındaki takiplerini nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
Tabi ki oluyor. Şehir dışı hatta ülke dışı hatta kıtalar arası hastalarımız var. Bu hastalar İstanbul’a gelmeden önce bizimle bağlantıya geçip randevularını planlarken bazı ödevler veriyoruz bazı testler istiyoruz. Hasta bize o gün geldiğinde bütün muayeneleri yapılıyor ve ekip olarak o gün eğitime başlıyoruz. En az 3 gün mümkünse bir hafta kaldığında hastamızın gerekli eğitimlerini tamamlıyoruz. Sonra aylık veya iki ayda bir kez günlük kontrollerini yapıyoruz. Bu yöntemle de onlarca kilo verdirdiğimiz ve kilo kontrolünü yaptığımız hastamız var.
Peki hocam, verdiğiniz değerli bilgiler için, güzel sohbetiniz ve bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak hastalara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?
Fazla kiloluk ya da şişmanlık tıbbi bir hastalıktır. Kilolardan kurtulmak yaşamın her alanda daha iyiye gitmesini sağlar. Bu doğrultuda mucize bir diyet, mucize bir ilaç veya mucize bir cerrahi yoktur ancak bu hastalığın sürekli olarak davranış değişikliği ile tadavisi mümkündür. Bu nedenle çözümü tıbbi tedavide aramak gerekir.
Uzm. Dr. Ayça Kaya

Hastalıklar

daha fazla

Hasta görüşleri

Görüş ekle
  • çok memnunum

    Aldığım kiloları kalıcı olarak verebilmek için yaptığım araştırmalar sonucu Dr.Ayça Kaya'ya gitmeye karar verdim ve şimdi bu kararın çok doğru olduğunu görüyorum. Ayça Hn. ve ekibi sayesinde ( doğru beslenme eğitimi, spor ve psikolojik destek) verdiğim 17 kiloyu yaklaşık senedir koruyorum. Teşekkürler Dr.Ayça Kaya ve ekibi .

  • çok memnunum

    Kilo vermek için Dr.Ayça hanıma başvurduğumda,eşim bana;bakalım bu kez diyet maceran kaç hafta sürecek demişti...Şimdi ikimizde biliyoruzki sağlıklı kilo vermek hayal degilmiş..Bunu bize ögreten ve tam 18 kg vermemi saglayan guleryuzlu Doktoruma,ve tüm degerli ekibine tesekkurler...Sema Can

  • çok memnunum

    Uzun yıllar kilo vermek için çok uğraştım.Bunun için spor yaptım,diyet yaptım ancak kalıcı bir sonuç alamadım.Bu süreç Dr.Ayça Kaya’yı tanıyıncaya kadar sürdü. Ayça hanım bana doğru beslenmenin nasıl olacağını öğretti.Az yiyerek doyabileceğimi öğrendim.Artık hem kilolu değilim hemde çok sağlıklıyım. Dr.Ayça Kaya ve ekibine teşekkür ederim.

  • çok memnunum

    ben doktor hanıma çok umutsuz bir şekilde gitmiştim. 120 kiloydum. bir çok kez diyet yapmıştım ama her seferinde verdiğimin en az üç mislini geri almıştım. doktor hanım bana kilo yönetimini öğretti, yaklaşık üç yıldır onun hastasıyım, toplamda 40 kilo verdim ve hala geri almadan koruyorum kilo problemi yaşayan herkese şiddetle tavsiye ederim.

Bu doktoru değerlendirin ve sebebini belirtin

Hasta soruları

  • Öncelikle iyi çalışmalar ; Ben Pamukkale Üni. Gıda Müh. 4. Sınıf öğrencisiyim. " Diyabeti durdurucu ve tedavi edici gıdalar ve etkin mekanizması " konusunda lisans tezi alım . Konu ile ilgili araştırma yapıyorum. Ama kaynak olarak az kitap buldum. Bu konu ile ilgili kaynaklarınız var ise ismini ve yazarını gönderir misiniz? Şimdiden teşekür ederim.

    Tarafından soruldu • 28 ekim 2013
  • 6 ay önce 73 kilo ile doğum yaptım. Şuan 64 kiloyum. Zayıflamak istiyorum. Muayenenize de gelmek istiyorum ancak şuan çalıştığım için gelemiyorum. Bandırma ilçesinde yaşıyorum. Adliye memuruyum. Sİze mail atarak gerekli bilgileri göndersem bana yardımcı olurmusunuz. Benden istiyebileceğiniz bilgileri gönderek buradan yönlendirmeleriniz ile zayıflayabilirmiyim. Muaeyene ücretini de veririm bana o konuda da bilgi verirseniz gerekenleri yaparım. Son olarak gerçekten bunu yağ çekme olarak algılamayın:) çok tatlı, samimi, güven veren bir kişiliğiniz var. İçimden öyle hissediyorum. Gülüşünüz ile o güveni veriyorsunuz. şimdiden teşekkür ederim. İnşallah mailim ulaşır.haber bekliyorum.

    Tarafından soruldu • 01 kasım 2013
  • iyi çalışmalar hocam benim çok düşük sintigrafi sonucum trioid bezi her iki lobu diffüz hiperplazik görünümündedir loblarda aktive dağıtımı heterojen olup sağ lob orta laterlde sol lob orta kesimde ve sol lob alt polde normaaktif veya göreceli hiperaktif değerlendirilebilecek düşük düzeyde fokal aktivite tutulumları mevcuttur.Trioid bezinde ise supresyon mevcuutur.YORUM Trioid bezinde hipraktif nodülarite ve nodül dışı alanlarda supresyon.dr busonuca ve kan tahlillerine göre atom yada cerrahi dedi Sizce ne yapmalıyım. Bana yardımcı olursanız sevinirim Şu anda sabah akşam 1 tane tane trimazol kullanıyorum son kan tahlilim ft4 15.82 referans 10-18.7.TSH 0.018 referans 63-4.82 ilaçtan önce ft4 yüksekti tsh ise dahadüşüktü lütfen cevaplayabilirmisiniz size iyi çalışmalar.

    Tarafından soruldu • 06 kasım 2013
  • merhaba öncelikle sizi çok sevdiğimi sımsıkı sarılıp içime sokmak istiyorum bir insan bu kadarmı güler yüzlü sevecen olur defalarca tv proğramlarında aradım ulaşamadım şimdi konuya giriyim ben 42 yaşında evli 20 yaşında üniversite okuyan kız annesiyim 2004 yılında bronşektazi operasyonu geçirdim sağ alt ve orta lob alınmış dolayısıyla tez yoruluyorum ağır iş yapamıyorum halsizllik başladı aşırı derecede hep oturdum lavaboya gitmek bile yoruyorkilo aldım dr gittiğmde demir b12 d vitamini kortizol düşükmüş mağnezyum sınırda 89 kg çıkyım 7kg verdim biraz rahatladım ama verdikçe insanın özgüveni geliyor dahada verim istiyosun için kıpır kıpr olyor size gelmeyi çok istiyorum nolur yardımcı olun trabzonda yaşıyorum şimdiden teşekkürler öpüyorum gülen yüzünüzden.

    Tarafından soruldu • 08 kasım 2013
  • Ayça hanım sizi ekranlardan takip ediyorum çok tatlısınız bana yardımcı olmanızı istiyorum.ben 34 yaşında 104 kiloyum zayıflamak istiyorum psikolojim bozuldu sürekli eşim tarafından hakarete maruz kalıyorum lütfen bana muayenenizin ücretini bildirir misiniz. Hipotiroid hastasıyım ailem şeker hastası şuan bende yok diyorlar ama tam bilmiyorum uzun zamandır tahril yaptırmadım insülün direncim varmı yokmu bilmiyorum sizden ücretiniz hakkında bilğiyi bekliyorum bende ataşehir içerenköy oturuyorum ilginizi bekliyorum

    Tarafından soruldu • 14 kasım 2013

Soru sorun

Sorunuz (isminiz gözükmeden) doktorun profilinde yayınlanacak

Benzer uzmanlara göz at: Neslihan Kurtulmuş - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Sema Çiftçi - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Ayça Kaya - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Adnan Gökçel - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Mehmet Emin Önde - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Halil Arpacıoğlu - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Halil Azizlerli - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Mahmut Muzaffer İlhan - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Gökhan Özışık - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Hüsrev Hatemi - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Hasan Mahmut İlkova - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Nurhan Ünlü Caneroğlu - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Yavuz Yalçın - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Rumeysa Selvinaz Velet - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Hilal Uçarlı - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Ferhan Mantar - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Mehmet Danacı - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Aslı Doğruk Ünal - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Arif Yönem - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Haluk Sargın - Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları